• Genetik Meme Kanseri
  • BUNLARI BİLİYOR MUYUZ?
  • Elle Meme Muayenesi
  • Banner
  • Meme Kanseri Tedavisi
  • Meme Kanserinden Korunma
  • Subkütan Mastektomi(deri- meme ucu ve basi koruyucu mastektomi)
Meme Kanserinde Erken Teşhis

Meme Kanserinde Erken Teşhis Önemli
"Kadınların belli aralıklarla memelerini kontrol etmeleri, meme kanserini ileri aşamalara ulaşmadan fark etmenin ve kolay tedaviye başlangıcın ilk adımını oluşturuyor. Her kadın kendini ayda bir kez muayene etmeli. Bu muayene, adet başlangıcından 5-7 gün sonra yani hormon etkisinin en az olduğu dönemde yapılmalı. Kendini düzenli olarak muayene eden her kadın belli bir süre sonra kendi memelerini tanıyor ve normal meme dokusunun özelliklerini öğreniyor. Böylece yeni ortaya çıkan kitleleri erken dönemde fark edebilecek duruma geliyor. Meme muayenesi farklı şekillerde yapılabiliyor. Ayna karşısında görsel değişiklikleri değerlendirdikten sonra yatarak, el ile yapılan muayene en etkin yöntem olarak görülüyor."

Sıkça Sorulan Sorular

Meme Kanseri Nedir?

Meme kanseri, süt bezleri veya sütü memebaşına taşıyan kanalları döşeyen hücrelerden gelişiyor. Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, genetik yatkınlık oluşturan gen mutasyonu meme kanseri riskini artırıyor.

Meme Kanseri Belirtileri

Meme içinde kanserleşen bir hücrenin, bir tümör oluşturması ve bir uzmanın muayene sırasında anlamasına ya da radyolojik incelemede belli olmasına kadar hayli uzun zaman geçmesi gerekiyor.

Meme Kanserinin Tedavisi

Erken evrede yakalanan meme kanserlerinde ilk tercih, cerrahi oluyor. Cerrahi yöntemde ya meme tümörü, etrafında temiz doku olacak şekilde meme dokusundan çıkarılıyor ya da tüm meme alınıyor.

Sağlıklı beslenme, meme kanserinden korunmada çok önemli bir role sahiptir.Bu nedenle yediğimiz besinlerin doğal koşullarda üretilmesi ve sonrasında sofralarımıza gelmesi gerekir. Bu nedenle yağ oranı düşük, lifli besinler, taze sebze ve meyve içeren beslenme meme kanseri riskini azaltabiliyor. Fazla miktarda meyve tüketen kadınlarda daha az tüketenlere oranla meme kanseri sıklığında azalma bildirilmektedir. Bunun sebebi olarak meyvedeki yoğun lif ve antioksidan içeriği olabileceği belirtilmektedir. Anti-oksidan ürünler A, C, E vitaminleri ve selenyumdur. Beslenmemizin sebze-meyve ağırlıklı olmasına ne kadar dikkat edersek, yağ tüketimimiz o derece azalacak ve meme kanseri riskimiz de buna paralel olarak azalacaktır. Günde 21- 25 gram üzerinde lif (fiber) tüketilmesinin, menopoz öncesi kadınlarda meme kanseri sıklığını azalttığı gösterilmiştir. Buğday kepeği lifinin menopozda olmayan kadınlarda kan östrojen seviyelerini düşürdüğü ve buna bağlı olarak meme kanseri riskini azalttığı ileri sürülmektedir. Normalde günlük kalori ihtiyacımızın %30-35’ini yağlardan alırız. Dengeli bir beslenmede genel olarak alınan total kalorinin %30’dan azının yağlardan gelmesinin kanser riskini düşürdüğü bilinmektedir. Ayrıca, yağ grubu içinde Omega 3 açısından zengin beslenme kanser riskini azaltıyor. Özellikle haftada 1-2 kere balık tüketilmesi önemli, ancak çiftlik balığı yada ağır metallerden zengin sularda yaşayan balıklar tercih edilmemelidir. Menopoz öncesi kadınlarda turp giller (kırmızı turp, beyaz turp ve şalgam), brokoli ve brüksel lahanası içerdiği izotiosiyanatın özellikle östrojen metabolizması üzerine etki yaparak meme kanseri riskini düşürdüğü bildirilmektedir. Tam tahıllı besinler, susam tohumu, sarımsak, sızma zeytin yağı, kayısı, şeftali, armut, üzüm, bal kabağı ve kiraz da lignan açısından zengin diğer sebze ve meyvelerdir. Havuç, kabak karnabahar yapılarında bulunan lignan özellikle menopoz sonrası kadınlarda östörojen karşıtı etki göstererek kanser oluşumu riskini azaltır. Menopoz sonrası hanımlarda folat miktarının yeterli alınması meme kanseri riskini azaltmaktadır. Folat açısından yeterli beslenme amacıyla doğal ortamında tabii ürünlerle beslenmiş hayvanın karaciğeri, ıspanak benzeri koyu yeşil yapraklı sebzeler, kavun, portakal suyu, enginar, pancar, brokoli, bamya ve kuru baklagiller tercih edilebilir. Folik asit, B6 ve B12 vitamini hücrenin yapı taşı olan DNA’nın yapılanmasında kilit rolü oynamaktadır. B6, B12 ve folik asit birlikte kullanılmasında meme kanseri ve rahim ağzı kanseri riskinin azaltıldığı bazı çalışmalarda gösterilmiştir.Tabii folat kaynakları, yeşil yapraklı sebzeler (brokoli, brüksel lahanası), tahıllar ve ekmekte, karaciğerde nohut ve patateste bol miktarda bulunmaktadır. Karoten, havuç, lahana, fasulye benzeri sebzelerde bulunan bir madde olup düzenli tüketiminin meme kanseri riskinde ılımlı azalma ile ilişkili olabileceği bildirilmektedir. Flavonol, soğan, brokoli, maydanoz, siyah çay, yeşil çay ve kereviz gibi çeşitli sebzelerde bulunan maddeler olup, meme kanseri riskinde azalmaya sebep olduğunu gösteren çalışmalar mevcuttur. Fito-östrojenler, vücuttaki doğal östrojene benzer aktivite gösteren bitkisel kökenli bileşiklerdir. Çeşitli fito-östrojenler vardır. Bunların bir kısmı soya ürünlerinde olup “isoflavonlar” adı ile anılmaktadırlar. Diğer bir kısmı çeşitli tahıl ürünlerindeki liflerde, meyve sebzelerde ve keten tohumunda bulunabilen lignanlardır. Ceviz, kanserli hücrelerin hayatta kalmalarını sağlayan enzimlerin aktivasyonunu engelleyen gama tokoferol adında bileşen içeriyor. Bu nedenle meme kanserinden korunmak için her gün mutlaka 2-3 tam ceviz tüketmeye çalışın. Sağlıklı menopoz sonrası dönemde bulunan kadınlarda tüketiminin meme kanseri gelişim riskinde ılımlı azalma sağlayabileceğini bildiren veriler olmakla beraber, içeriğindeki östrojen benzeri moleküller nedeni ile meme kanseri tanısı almış ve hormona duyarlı meme kanseri olan kadınlarda tüketilmemesi gerekmektedir. Zerdeçal , zencefil ve diğer birçok ürünün faydası olabileceği gibi yan etkileri de vardır ve özellikle kemoterapi hastalarında kemoterapötiklerle etkileşime girebilirler. Kemoterapi ilaçlarının etkilerini azaltabilir veya arttırabilirler. Bu nedenle bu gıdaların gelişigüzel tüketilmemesi gerekir. Beslenmelerinde zeytinyağı kullanmak meme kanserinden korunmada önemlidir. Yapılan bir çalışmada, zeytinyağında bulunan antienflamatuar özellikteki fenolik bileşenler ve oleik asitin kanserli hücrelerin büyümesini engellediği belirtilmiştir. Fitoterapi konusu çok gündemde olup ayrı bir bilim dalıdır ve hastalıktan korunma ve hastalığın tedavisi sürecinde mutlaka diyetisyen ve fitoterapi konusunda uzman kişilerden yardım alınmalıdır.
Meme ağrısı yaşayan kadınların çoğu meme kanserine yakalanmış olma korkusu yaşamaktadır. Oysa ki her meme ağrısının farklı bir nedeni vardır. Meme ağrısına mastalji diyoruz. Her 3 kadından 2’sinde meme ağrısı şikayeti bulunuyor. Bunun 3 nedeni var. Biri siklik meme ağrısı dediğimiz tamamen hormonal değişikliklere bağlı adet öncesi başlayıp adetin bitiminde yavaş yavaş ortadan kalkan ağrılar. Diğeri siklik olmayan ancak yine meme kaynaklı sebeplerle ortaya çıkan, memedeki fibroadenom yada kistlerden kaynaklanan ağrılardır. Meme ağrılarının diğer sebebi de göğüs duvarı, kalp yada yemek borusu gibi meme komşuluğundaki organlardan ortaya ortaya çıkar. Bu ağrılar hastayı hekime götüren sebeplerdir. Bu nedenle yapılan tetkiklerde meme kanseri tesadüfen yakalanabilmektedir. Nadir de olsa kanserin meme dokusunda yaptığı çekintiye bağlı olarak veya ileri evre meme kanserinde meme dokusunda oluşan inflamasyon ve ödem nedeni ile memede ağrı ortaya çıkabilir.
Dünyada her yıl 2 milyon kadın, ülkemizde ise 20 bin kadın meme kanserinden etkilenmektedir.Meme kanseri kad?nlarda en s?k görülen kanser tipidir, dünyada tüm kanserler içinde ise 2. sıklıkla görülen kanser tipidir.
BİRADS ‘ Breast İmaging Reporting And Data Systems’ olarak ifade edilen meme raporlaması ve data kayıt sisteminin baş harflerinden oluşan raporlama yönteminin adıdır. Bu yöntem ile amaçlanan mamografi ve diğer meme radyoloji raporlarına herkesin kolay anlayabileceği ve üstünde anlaşabileceği bir standadizasyon getirmek ve raporların sonucunda belirtilen kategori ile bundan sonra ne yapılacağı konusunda yol gösterici olmaktır. Kategori 0: İlave görüntüleme yöntemlerine ihtiyaç var (Tek yöntemle kesin kanaat edinilemeyen olgular) Kategori 1: Normal mamogram (Kanser lehine bulgu saptanmayan tetkik) Kategori 2: Benign bulgular (kist vb. iyi huylu olduğu kesin olan bulgular taşıyan inceleme) Kategori 3: Muhtemelen benign bulgular (saptanan bulgunun altından bir kanser çıkma ihtimali maksimum %2 olan olgular) Kategori 4: Şüpheli bulgular (kanser ihtimali %2-95 olan bulgular içeren grub) 4A: hafif derecede kuşkulu (Malignite ihtimali % 2-10) 4B: orta derecede kuşkulu (malignite ihtimali % 10-50) 4C: ileri derecede kuşkulu (malignite ihtimali % 50-95) Kategori 5: Yüksek olasılık ile malignite düşündüren bulgular (Malignite ihtimali % 95-99 olan bulgular içeren olgular) Kategori 6: Malign olduğu bilinen (biyopsi ile verifiye) ancak henüz kesin tedavi uygulanmamış olgular.

Hasta Yorumları

Ben Sevim ARSLAN , 56 yaşındayım .Meme kanseri ile ilk tanışma hikayemi sizlerle paylaşmak istiyorum.Her bayan gibi benimde senelik mamografi yaptırmam gerektiğini bildiğim halde hep ertelemiştim. Ailemde de kimsede meme kanseri yoktu,şikayetim de ...

Sevim Arslan

1/8/2018 11:18:56 AM

Devamını Oku