1- Ultrasonografi

Ultrasonografi (US) ses dalgaları aracılığıyla görüntü elde edilmesini sağlayan bir yöntemdir. Ultrasonografi radyasyon içermediği için, hasta çekim nedeniyle gereksiz radyasyon almaz. Herhangi bir yan etkisi de bulunmuyor. Çekim sırasında ağrı da duyulmuyor. Bütün bu özellikleriyle istenilen sıklıkta tekrar edilebiliyor. Ultrasonografi, mamografiden farklı olarak, kesitsel bir görüntüleme yöntemidir; yani inceleme sırasında dokular birbiri üzerine binmiyor ve buna bağlı tanı hatası olmuyor. Meme dokusu yoğun olan kadınlarda memenin US ile incelenmesi öneriliyor. Bu sayede mamografide meme dokusu tarafından örtülmüş küçük kanser odakları, ultrason incelemesiyle daha kolay saptanabiliyor.

Nasıl uygulanıyor?
İnceleme, hasta yatar pozisyonda iken yapılıyor. Memenin üzerine bir jel sürülüyor ve görüntü elde etmeyi sağlayan ultrasound aparatı (prob) meme üzerinde gezdiriliyor. Bu sırada ekranda oluşan görüntüler inceleniyor, şüpheli bir bulgu saptanırsa görüntü kaydediliyor. Saptanan şüpheli bulgular iç yapılarına, şekillerine ve kenarlarının düzgün olup olmamasına göre değerlendiriliyor. 
Meme kitlelerinin iç yapısının sıvı mı (kist), yoksa katı mı olduğu ancak US ile anlaşılabiliyor. Meme kistleri çok sık görülen oluşumlardır. Basit kistler, meme kanseri açısından önemli risk oluşturmuyor; bu nedenle kistlerin yakın takibine gerek görülmüyor. Ancak katı yapıdaki kitlelerin iyi ya da kötü huylu olması mümkün. Bu nedenle dikkatle incelenmeleri, şüpheli görünümdeyseler biyopsi yapılması gerekebiliyor. 
Düzgün sınırlı kitle, genellikle memenin iyi huylu hastalıklarında görülen bir bulgu. Bunlar, kanser riskleri çok düşük olduğu için (yüzde 5’in altında), biyopsi yapmadan kısa aralıklı US incelemeleri ile takip edilebiliyor. 
Ultrasonografi tüm radyoloji tetkikleri içinde en çok deneyim gerektiren incelemelerden birisi. Meme görüntülemesinde özel deneyimi olmayan kişiler tarafından uygulandığında bazı bulguların gözden kaçması veya yanlış değerlendirilmesi mümkün. Bulgular çekim sırasında ekrana bakarak değerlendirildiği için sonradan bir başka hekim tarafından yorumlanması da mümkün değil. Ultrasonografi, meme kanserinin en erken dönemine ait bir bulgu olan mikrokalsifikasyonları (küçük kireç oluşumları) göstermemesi nedeniyle taramada tek başına kullanılmıyor. Ayrıca bu yöntemle bazı kanser türleri de saptanamayabiliyor. 

Kimlere öneriliyor?
• Radyasyon içermemesi nedeniyle ilk inceleme yöntemi olarak 35 yaşın altındaki tüm kadınlara, 
• Radyasyon içermemesi nedeniyle hamile ya da emzirmekte olan kadınlara
• Memede kızarıklık, şiddetli ağrı gibi enfeksiyon bulguları olanlara
• Yoğun meme yapısı olan kadınlarda mamografiye ek olarak 
• Mamografide veya fiziki muayenede şüpheli bulguları olanlara
• Ek tümör odaklarını tespit etmek ve koltuk altını ve karşı memeyi değerlendirmek için 
• Meme şikayeti olan erkek hastalara (gerekirse mamografi ile birlikte) öneriliyor.

Renkli Doppler ultrasonografi yada dubleks ultrason klasik ultrason ile Doppler sisteminin birlikte bulunduğu ultrason cihazlarıdır. Renkli Doppler ultrason kan akımının yönü ve hızı, damarların yapısı hakkında bilgi verir. Sistem beraberinde klasik siyah beyaz ultrasonu da içerdiği için, bir ultrasonun yapabildiği bütün incelemeler dahil, damarla hakkında fizyolojik ve anatomik bilgi edinilebilir. Memenin kötü huylu kitlelerinin varlığında, içinde çok sayıda düzensiz damarlar görülebiliyor.

4 boyutlu ultrasonografi nedir?

Meme ultrasonografisinde en yeni teknolojik gelişme olan ABVS (Automatic Breast Volumetric Scanner); otomatik meme ultrasonu, volümetrik meme ultrasonu ve 4 boyutlu ultrasonografi olarak da adlandırılıyor.

Nasıl uygulanıyor?
Bu incelemeyi bir hekim değil teknisyen yapıyor. Tüm meme, standart pozlarda görüntüleniyor ve elde edilen görüntü setleri daha sonra hekim tarafından özel bir ekran üzerinde değerlendiriliyor. Görüntüler ekran üzerinde istenilen her kesit düzleminde yeniden oluşturulabiliyor, yeniden ölçümler yapılabiliyor. Bu yöntemin normal ultrasonografiden en önemli farkıysa her zaman standart görüntüler elde edilmesi. Deneyimsiz uygulayıcıya bağlı hatalar minimuma iniyor. Şüpheli bir bulgu varlığında hekim hastayı tekrar inceleyebiliyor. 

Elastografi

Bazı yeni cihazlar elastografi tekniğiyle dokunun sertliğini tayin edebiliyor. Dışarıdan kuvvet uygulanmasıyla dokudaki gerinim derecesini ölçerek dokunun sertliği / kıvamı hakkında bilgi sağlayan yeni gelişmiş dinamik bir ultrason tekniğidir. Ultrasonografi probunun doku üzerinde oluşturduğu minimal basınç değişiklikleri ile elastografi görüntüleri elde edilir. Kompresyon dokunun pozisyon değişikliğine neden olur ve bu, sert dokularda daha azdır. Doku deplasmanı ne kadar az ise lezyonun sertliği o kadar fazla ve malignite olasılığı da o kadar yüksektir. Meme kanserinin çevre dokuya göre ya da iyi huylu kitlelere göre daha sert
olması bekleniyor


Etiketler : Ultrasonografi